|
Erdoğan’ın iktidarını perçinlenmesinde, tamamen ele geçirdiği iki kilit kurumun rolü büyük: Yargı ve medya… Bu ikili, Saray’ın rakiplerini yok etmek, baskı rejimini kökleştirmek için iki koldan elele çalıştı. Cumhuriyet tarihi boyunca generallerin tankla topla elkoyduğu iktidarı, hâkim tokmakları ve kiralık kalemlerle Erdoğan’ın emrine sundu. Artık yüzbinlerce askeri sokağa dökmeye gerek yoktu: Partinin hizmetinde birkaç savcı ve birkaç yargıçla, onların illegal kararlarını aklayan, gazeteci kılığındaki birkaç görevli, muhalefeti imha, kitleleri ikna işini üstlendi. Gerisi, tereyağından kıl çeker gibi geldi.
Erdoğan’ın en korktuğu iki rakibi, iki cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu ve HDP eski lideri Demirtaş halen hapiste… Eskiden darbeciler siyasetçileri hapse atınca Batı dünyası tepki gösterirdi. Şimdi Erdoğan, “Bir şey yapamayız; bağımsız yargı kararı var” deyince susuyorlar. Yargının kukla olduğunu söylemek, Erdoğan’a bel bağlamış başkentlerin işine gelmiyor.
Ancak bazen liderleri hapsetmek, onları uğradıkları mağduriyetle daha popüler hale getirebiliyor. İşte o zaman da medya giriyor devreye: Hukuk katliamının üzerine itibar suikastı ekleniyor. Geçen hafta iktidar yanlısı Sabah Gazetesi, “Ekrem İmamoğlu’nun sevgilisi gözaltına alındı” başlıklı bir "haber" yayınladı. Tam bir operasyon haberiydi. Gollük pası, operasyonu yürüten savcı vermişti. Son zamanlarda iyice yaygınlaşan bir uygulamayla, bir “itirafçı” ayarlanmış, onun ağzından istenen ifade alınmış ve hemen medyaya servis edilmişti. Burada, kendini savunma imkânı olmayan insanların hedef alındığı haberin detaylarını vererek, onu yayacak değilim. Ama partili yargı + yandaş medya işbirliğinin, nasıl hukuk devletinin altını oyduğunu ve baskı rejimine aracı olduğunu net bir şekilde görelim.
Eskiden demokratlar, “Darbeciler hukuk önünde hesap verecek” sloganıyla iktidara gelirdi. Bugünün demokratları, hukukçu kılığına girmiş savcı müsveddeleriyle gazeteci kılıklı parti görevlilerinin hukuk önünde hesap vereceği bir geçiş dönemi vaat etmeli… Ve onların yerini alacak gerçek hukukçular ve gazeteciler, şimdiden hazırlanmalı.
|