|
Portekiz diktatörü Salazar'ın halkı yönetmek ve uyutmak için kullandığı ünlü "3 F" formülü ünlüdür: Fado, Fátima, Futbol… “Toplum yoksulsa, rejimden şikâyetçiyse, öfkeliyse, onu fado ile eğlendirin, dinle uyuşturun, futbolla oyalayın.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhafazakâr iktidarının, halkın eğlenmesine pek izin verdiği söylenemez. Ancak camileri, nasıl siyaset için kullandığını bilmeyen yok. Son dünya kupası, ona futbolu da rejimin hizmetine sokmak için bir fırsat sundu. Hem de ekonominin dibe çakıldığı bir dönemde…
Kendisi de futbolcu kökeninden gelen Erdoğan, statların nasıl etkili bir kontrol aracı olduğunu biliyor; kontrolden çıktığında nasıl tehlikeli olabileceğini de… 2013’te İstanbul Gezi Parkı’nda başlayan isyan bir anda kendi aleyhine büyük bir ayaklanmaya dönüştüğünde ilk yaptığı işlerden biri statları kontrol altına alacak elektronik bilet sistemini (Pasolig) getirmek olmuştu. Böylece ayaklanmaya öncülük eden Beşiktaş Çarşı grubu gibi öfkeli taraftarların kimlik bilgilerini toplayabildi. Ardından en güçlü futbol devlerine (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş) karşı kendi kulübünü (Başakşehir) yaratıp süper lige çıkarttı. Gösteri maçlarına çıkıp “sahalar benim kontrolümde” mesajı verdi. Futbol Federasyonu’nu tam kontrolünde tuttu. Şimdi de dünya kupası vesilesiyle milli takımı“partinin takımı”na dönüştürüyor.
AKP, Dünya Kupası öncesi milli takım için bir tanıtım videosu hazırladı. Partinin videosu hemen takımın resmi hesabından paylaşıldı. Hazırlanan film, takıma destek çağrısından çok, bir savaş hazırlığını gösterir gibiydi: Bolca bayraklı taraftar görüntüleri arasına, savaş uçakları, uçak gemisinden havalanan jetler, ateşlenen füzeler, haberleşme uyduları, askeri geçit töreni, operasyon hazırlığı yapan askerler, dua eden futbolcular serpiştirilmişti. Tabi Erdoğan’ı “başkomutan” üniformasıyla askeri selamlarken ve Başakspor formasıyla gol atarken gösteren görüntüler de... Film bu haliyle ülkenin savaş sanayiini, futbol aracılığıyla tanıtan bir propaganda filmini andırıyordu. Filmde, 24 yıl dünya kupasına katılamamış takımın oyuncuları, “Destan yazacağız yine” diye halay çekiyordu. Avustralya karşısındaki ilk maç 2-0 bitince, “destan” hayalleri çöktü biraz… Milli takımı propaganda için kullanmak, kamuoyu yoklamalarında geriye düşen Erdoğan’ın partisini kurtarmaya yetmeyecek gibi görünüyor.
|